Yol-İş Sendikası 11. Genel Kurulu

- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: - "Sendika yöneticilerine kullanıcı yetkisi verilerek zorunlu bildirimleri SENBİS üzerinden kendilerinin yapabilmelerine imkan tanımak istiyoruz. Arkadaşlarımız yazılım geliştirme çalışmalarına başladılar, inşallah kısa bir süre içinde bunu da gerçekleştirmiş olacağız" - Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay: - "1 Mayıs kutlamalarını bu sene Diyarbakır, Samsun, Edirne bu üçünden birinde yapacağız. Ama önceliğimiz Diyarbakır"

Yol-İş Sendikası 11. Genel Kurulu

- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: - "Sendika yöneticilerine kullanıcı yetkisi verilerek zorunlu bildirimleri SENBİS üzerinden kendilerinin yapabilmelerine imkan tanımak istiyoruz. Arkadaşlarımız yazılım geliştirme çalışmalarına başladılar, inşallah kısa bir süre içinde bunu da gerçekleştirmiş olacağız" - Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay: - "1 Mayıs kutlamalarını bu sene Diyarbakır, Samsun, Edirne bu üçünden birinde yapacağız. Ama önceliğimiz Diyarbakır"

16 Şubat 2019 Cumartesi 16:02
Yol-İş Sendikası 11. Genel Kurulu

ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Sendika yöneticilerine kullanıcı yetkisi verilerek zorunlu bildirimleri SENBİS üzerinden kendilerinin yapabilmelerine imkan tanımak istiyoruz. Arkadaşlarımız yazılım geliştirme çalışmalarına başladılar, inşallah kısa bir süre içinde bunu da gerçekleştirmiş olacağız." dedi.

Bakan Soylu, Yol- İş Sendikası'nın 11. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkenin ürettiği her kör kuruşta, ülkenin dününde, bugününde, yarınında alın teri, emeği, becerisiyle çok büyük payı ve hakkı olan işçilerle bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da terör örgütünün saldırıları sonucu şehadete ulaşan yol işçilerine de Allah'tan rahmet diledi.

Batı medeniyetinin yarattığı çatışmalar sonucunda zorla yerinden edilen insan sayısının 2000-2017 tarihlerinde 21,1 milyondan 71,4 milyona; uyuşturucuya bağlı ölümlerin 118 binden 318 bine, terör saldırıları sebebiyle hayatını kaybeden insan sayısının 5 binden 25 bine çıktığını belirten Soylu, "Türkiye, 21. yüzyılda güvenlik istikrarını, siyasal istikrarını ve ekonomik istikrarını korumak için bana sorarsanız olağanüstü bir mücadele vermektedir." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bir yandan terörle mücadele ettiğini, Ege'de, Akdeniz'de sahil güvenlik botlarıyla hayat kurtardığını, sınırının hemen yanı başında bir terör devleti kurmak isteyen Batı'lı güçlerle mücadele ettiğini, diğer yandan da küresel uyuşturucu kartellerine karşı gençlerini savunduğunu vurgulayan Bakan Soylu, Türkiye'de 2015'te 560 olan uyuşturucudan doğrudan ölüm sayısının 2016'da 920'ye, 2017'de 941'e çıktığını, bu rakamı geçen yıl 491'e düşürdüklerini bildirdi.

- "Tüm sendikaların da buna itiraz etmesi gerekirdi"

Soylu, işçisinin maaşına göz koyan bir belediyeye İçişleri Bakanı olarak itiraz ettiğini belirterek, "Tüm sendikaların da buna itiraz etmesi gerekirdi. Burada doğal olan devlet ve sendikalar arasındaki doğal olan olması gereken hak mücadelesinin önemli bir bölümü de burada yürümeliydi." diye konuştu.

Belediye işçileri bir terör örgütünün derneğine zorla bağış yaptırıldığında tüm siyasi mekanizmanın ayağa kalkması gerektiğine işaret eden Soylu, "Buna bir özgürlük bandajı atıp aman bu işlere karışmayın diye oluşturdukları mahalle baskısı ve uluslararası baskıyla beraber ülkenin insanlarını ve ülkenin yöneticilerini hareket edemez kabiliyete getirenlere karşı topyekun bir mücadeleyi ortaya koymalıydık." değerlendirmesinde bulundu.

Soylu, yapılan çalışmalar ve alınan önlemlerle artık hiçbir işçinin parasının terör örgütüne gitmediğini kaydetti.

- "Emeğin geleceği, dünyanın geleceği"

Dünyayı ikiye bölecek derecede belirginleşen ideolojik ayrılıkların, emeğin üzerinden şekillendiğine değinen Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önemli olan sadece emeğin hakkını vermek değil emeğin refahını da sağlayabilmektir. Dünya artık bu meseleyi çok başka yerden tartışmaktadır. ideolojik kamplaşmalar yerine, 21. yüzyılın gerçekleri içinde insanı, emeği korumanın gayreti içinde, çalışma hayatındaki insanı tartışmaktadır. Dünya artık çalışma hayatındaki insanın akıl sağlığını nasıl koruyabileceğini, iş yerlerinin buna nasıl destek verebileceğini tartışmaktadır. Dijital dönüşümün getireceği iş kayıplarını telafi edebilmek, beceri eksikliklerini artırabilmek için proaktif ve stratejik bir çabaya ihtiyaç olduğunu tartışmaktadır. Dünya artık emeği, 'İşime yaramazsa işten çıkarırım, olur biter' basitliğinde tartışmıyor. Emeğin geleceğini, dünyanın geleceği olarak tartışıyor, teknolojinin ve artan üretim imkanlarının insanı ezmesini önüne geçmeye ama bunu akılcı, uygulanabilir ve ekonominin gerçekleriyle uyumlu yöntemlerle başarmaya çalışıyor."

- SENBİS'e sendikalar da bilgi girebilecek

Türkiye'nin 2002'den çalışma hayatında çok önemli adımlar attığını, sendikal hayat noktasında temel yaklaşımın sendikalaşmanın önündeki engelleri azaltmak, demokratik hakların kullanım alanını genişletmek yönünde olduğunu belirten Soylu, bu alanda hayata geçirilen uygulamaları anlattı.

Soylu, Bakanlığının görev sahasında sendikalaşmayı kolaylaştırıcı önemli çalışmaların hayata geçirildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Sendikalara ait kapanış ve kuruluş bildirimleri, organlara seçilen üyelerin bilgileri, tüzük değişiklikleri, açılan kapanan şubelere ilişkin bilgiler gibi iş ve işlemler, eskiden Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştiriliyordu. 2013'ten itibaren bunu o zamanki adıyla Dernekler Daire Başkanlığına aktardık. 2018'de de burayı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne dönüştürdük. Artık sendikalarla ilgili iş ve işlemler, bu genel müdürlüğümüz bünyesinde takip edilmektedir. Bu iş ve işlemlerin etkin şekilde takip edilebilmesi için SENBİS adını verdiğimiz bir dijital alt yapı hazırladık. Bütün bu işlemlere ait bildirimler halihazırda valiliklere fiziken yapılıyor ve bunlar valiliklerimiz tarafından hem SENBİS altyapısına giriliyor, hem de fiziken iletiliyor. Şimdi bunu bir adım daha ileriye taşımak istiyoruz. Sendika yöneticilerine kullanıcı yetkisi verilerek zorunlu bildirimleri SENBİS üzerinden kendilerinin yapabilmelerine imkan tanımak istiyoruz. Arkadaşlarımız yazılım geliştirme çalışmalarına başladılar, inşallah kısa bir süre içinde bunu da gerçekleştirmiş olacağız."

- Türkiye kendi tankını üretirken kendi işçilerini bir tarafa koymaz"

Türkiye'nin savunma sanayinde yerlileşmesinin terörle mücadeleyi önemli bir noktaya taşıdığına vurgu yapan İçişleri Bakanı Soylu, bu kapsamda ülkenin kendi tankını da üretmek zorunda olduğunu anlattı.

Soylu, "Türkiye bunu yaparken, bu tankı üretirken kendi işçilerini bir tarafa koymaz. Hiç kimsenin endişesi olmasın." dedi.

Türkiye'nin bu tankı üretmesini istemeyenlerin 3. havalanını yapmasını da istemediklerini hatırlatarak, "Biz daha iyi anlatacağız, daha iyi ortaya koyacağız. Bu tankı üretmek zorunda olduğumuzu her birimiz birbirimize anlatacağız." diye konuşan Soylu, Türkiye'yi olduğu yerde saydırmak isteyenlere karşı tüm vatandaşların topyekün mücadele etmesi, birlik ve beraberlikle hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

- "İşçiler MSB personeli olsun"

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da konuşmasında taşeron sorunun büyük ölçüde çözüldüğünü, geride 85-90 bin civarında kadro bekleyen işçi kaldığını belirterek, bu işçilerin yakın zamanda müjdeli bir haber beklediğini aktardı.

İş kazalarına değinen Atalay, bu kazalarda hayatını kaybeden işçilerin yüzde 97'sinin örgütsüz iş yerlerinde çalıştığını belirtti.

Bu kazaları önlemek için yakın zamanda çıkarılan yasaya tüm tarafların uyması halinde ölüm oranlarının ciddi şekilde azalacağına işaret eden Atalay, tank palet fabrikasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, Türkiye'nin kendi tankını üretmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.

"Yabancı sermaye gelmesin, özel sektör olmasın." diye bir itirazlarının bulunmadığını kaydeden Atalay, bu konudaki beklentilerinin işçilerin Milli Savunma Bakanlığı bünyesine alınması olduğunu bildirdi.

Atalay, konfederasyon olarak takıntılarla hareket etmediklerini, 1 Mayıs kutlamalarındaki tavırlarıyla da bunu ortaya koyduklarını belirterek, "1 Mayıs kutlamalarını bu sene Diyarbakır, Samsun, Edirne bu üçünden birinde yapacağız. Ama önceliğimiz Diyarbakır." dedi.

- "Genel grev sebebi"

Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar da kadroya geçmeyen taşeron işçiler, işsizlik Sigortası Fonu'nun kullanımı ve kıdem tazminatı konusundaki hassasiyetlerini anlattı.

Kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayan Atalay, "Türk-İş Genel Kurulu kıdem tazminatına dokunulmasını genel grev sebebi saymıştır." dedi.

BBP Başkanı Mustafa Destici de taşeron işçilerin kadroya alınmasında emeği geçen herkese şükranlarını sunarak, "Lakin KİT'lerde çalışan kardeşlerimizin de artık uzatılmadan bu kadrolarına kavuşmaları gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum." diye konuştu.

Parti olarak yerel seçimlerde "Cumhur İttifakı" dediklerini aktaran Destici, vatandaşlardan Doğu ve Güneydoğu'da terör örgütü PKK'ya karşı birlik ve beraberlik içinde hareket etmelerini istedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner20

banner3