Zırhlı Birlikler darbe girişimi davası

- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davaya, sanıkların esasa ilişkin savunmalarıyla devam edildi

Zırhlı Birlikler darbe girişimi davası

- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davaya, sanıkların esasa ilişkin savunmalarıyla devam edildi

16 Mayıs 2019 Perşembe 19:16
Zırhlı Birlikler darbe girişimi davası

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada sanıklar, esasa ilişkin savunma yaptı.

19. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Sanık eski üsteğmen İbrahim Zengin, esasa karşı mütalaaya ilişkin yaptığı savunmasında, 15 Temmuz gecesinde yaptığı hiçbir eylemin suç kapsamına girmediğini iddia ederek, kendisine isnat edilen tüm suçlamaları reddetti.

15 Temmuz gecesi eski yarbay Fatih Çubukçu’nun kendisine "alarm verildi" dediğini ve askerleri toplamasını emrettiğini belirten Zengin, Çubukçu’nun toplanan personele çelik yelek ve kamuflaj giymeleri emirini verdiğini söyledi.

Zengin, darbe kalkışmasının yaşandığı gece nöbetçi olduğu için Osman Levent Karakuş yerine kendisine silah dağıtma emri verildiğini ileri süren Zengin, hiçbir suça bulaşmadığını, yanlış yönlendirilen birkaç kursiyer astsubay yüzünden suçlu ilan edildiğini iddia etti.

Zengin, kendisine verilen emirler doğrultusunda hareket ettiğini öne sürerek, yolda karşılaştığı uzman çavuş Hüseyin Mendi’ye "neler oluyor" sorusunu yöneltmesi üzerine Mendi’nin "bir terör saldırısı var, ne emir verilse yerine getir" dediğini savundu.

Cephanelik bölgesine Fatih Çubukçu’nun emriyle gittiğini ve orada mühimmat yüklendiğini gördüğünü iddia eden Zengin, iddia edildiği gibi depoların kapısını baltayla kırmadığını, kendisine iftira atıldığını ileri sürdü.

Zengin, darbe girişimi sırasında bir albayın "gerekirse ateş edin yine de tanklar dışarı çıkacak" söylemini duyması üzerine, kendisine bağlı personelle birlikte bölük binasına gidip sabaha kadar beklediğini iddia etti.

Emri altında olan 62 astsubay kursiyer ve 16 er ile erbaşa darbeyle alakalı tek bir emir vermediğini ve suç teşkil eden eylemde bulunmadığını savunan Zengin, beraatini talep etti.

Sanık eski üsteğmen Sinan Ünal da tabur komutanı Fatih Çubukçu'nun emriyle birliğe gelmesinin darbeyle ilgisinin olmadığını, verilen emre uymakla alakalı olduğunu öne sürdü.

Bölük komutanı Özkan Gürkol'un emriyle garajlar bölgesine gittiğini beyan eden Ünal, sadece verilen emirlere uyduğunu ve "terör saldırısı oluyor" bahanesiyle kandırıldığını ileri sürdü. Ünal, kendisine verilen emirler arasında "darbe" kelimesinin geçmediğini iddia etti.

Ünal, kendisine isnat edilen cephanelik kapılarının kilidini kırarak açma ve personele G3 silahlarını dağıtma suçlamasını kabul etmedi.

Suçsuz olduğunu öne süren Ünal, mahkeme heyetinden tahliye talebinde bulundu.

Duruşmaya yarın devam edilecek.




Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner20

banner3