Konya'daki FETÖ'nün askeri yapılanması davası

- 3. Ana Jet Üs Komutanlığı ile MAK timinde görevli eski askerlerin yargılandığı duruşmaya tanık ifadeleriyle devam edildi - Duruşmada, eski 3. Ana Jet Üssü Harekat Komutanı Kurmay Albay Ertürk ile eski 135'inci MAK Filo Komutanı Yarbay Şahin, tanık olarak dinlendi - Tanık Ertürk: - "Akşam saatlerinde Üs Komutanı Haluk Şahar beni arayarak, anormal uçuşların olduğunu, bazı yerlere terör saldırıları yapıldığını, üssümüze de saldırı olabileceğini söyledi. Üsse kimin saldıracağını bilmiyordum. Saldırıları DEAŞ mı yoksa başka bir örgüt mü yapacak bu konuda bir bilgim yoktu" - Tanık Şahin: - "Darbe girişiminden 2 gün önce Fatih Özkan bana gelerek 'Yeni bir görev var. Bizden iki helikopter istenebilir' dedi" - "Özkan, çarşamba günü tekrar gelerek Muhabere Komutanlığı ile görüştüğünü, görevin Yalova'da terör örgütü istihbaratı olduğunu söyledi"

02 Şubat 2018 Cuma 00:05
Konya'daki FETÖ'nün askeri yapılanması davası

KONYA (AA) - Konya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin, 3. Ana Jet Üs Komutanlığı ile Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timinde görev yapan 22'si tutuklu 31 sanığın yargılandığı duruşmaya devam edildi.

Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya sanıklar, sanık yakınları ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, eski 3. Ana Jet Üssü Harekat Komutanı Kurmay Albay Mustafa Ertürk ile eski 135. Muharebe Arama Kurtarma (MAK) Filo Komutanı Yarbay Alparslan Şahin, tanık olarak dinlendi.

Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan Ertürk ifadesinde, 15 Temmuz gecesi, üsten kalkan 2 helikopterin Beyşehir'de eğitimde bulunan timi almaya gittiğini bildiğini iddia etti.

Üs Komutanı Haluk Şahar olmadığı için göreve vekaleten kendisinin baktığını belirten Ertürk, "Moda Deniz Kulübü'ne giden helikopterlerin hazırlandığı sırada birlikte komutan olarak görevliydim. Kalkışma gecesi birlikten kalkan helikopterin görevi, Beyşehir'deki timi almaktı. Bu konudaki emri harekat komutanlığı verir. Bizim bütün uçuşlarımız sisteme kayıtlıdır. Her filo kendi uçuşunu bu sisteme girer. Kalkışma gecesinde iki helikopterin hazırlanması konusunda benim dahil olduğum bir konu yoktur. Ben sadece uçuş emri veririm. Hazırlıkla ilgilenmem. Bu konudaki görev Harekat Komutanlığına ait değildir." diye konuştu.

Ertürk, darbe girişiminin yaşandığı gece gerçekleşen helikopter uçuşunun yedek planlamayla yapıldığını, Beyşehir'deki timin akşam saatlerinde üssü arayarak eğitimlerinin bittiğini ve helikopter ile geri dönmek istediklerini Alparslan Şahin'e ilettiklerini öne sürdü.

Kendisinin bu sırada hasta ziyaretinde olduğunu savunan Ertürk, "Ben görevde olmasam da bu hazırlığın bana söylenmesi gerekirdi. Bu konuyu Alparslan Şahin ile de tartıştım. Kendisi usul olarak 'Ben iki helikopteri Beyşehir'e göndereceğim' demesi gerekirdi. Fakat kendisi acil plan olması durumunda yedek plan ile arazideki ekibi aldıracağını söylemiş, dolayısıyla bana haber vermemişti." şeklinde konuştu.

- Emir-komuta zinciri raporlanmamış

Ertürk, helikopterlere takılı chaff ve flare sisteminin, savaş ya da eğitim şartlarında takıldığını, fakat bu sistemin yüklenmesi emrini yazılı olarak kimin verdiğini bilmediğini iddia etti.

Bu emrin Uçak Sistemleri Komutanlığı tarafından verildiğini ileri süren Ertürk, şunları kaydetti:

"Bu konuda yazılı mı yoksa sözlü bir emir mi verilir bilmiyorum. Emir-komuta zincirinde kesin bir şekilde raporlama yapılmamış. Helikoptere yükleme yapılması konusunu Alparslan Şahin ile Şahin Aykaş'ın konuşup konuşmadığını bilmiyorum ama Aykaş haberi olmadığını iddia ediyor. Kim kime nasıl ne şekilde emir verdi bilmiyorum."

- "İkinci telefonla darbe kalkışması olduğunu ilettiler"

Ertürk, 15 Temmuz akşamı hareketlenme olduğu için, hasta ziyaretini yarıda kesip üsse geldiğini, kalkışmadan da akşam saatlerinde haberinin olduğunu savundu.

Üsse dönme nedeninin, iki helikopterin de Beyşehir'den dönmemesi olduğunu öne süren Ertürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Akşam saatlerinde Üs Komutanı Haluk Şahar beni arayarak, anormal uçuşların olduğunu, bazı yerlere terör saldırıları yapıldığını, üssümüze de saldırı olabileceğini söyledi. Üsse kimin saldıracağını bilmiyordum. Saldırıları DEAŞ mı yoksa başka bir örgüt mü yapacak bu konuda bir bilgim yoktu. Benim amacım üssün güvenliğini sağlamaktı. Filo komutanlarına, tabur komutanlarına ihtiyacım vardı. Nöbetçi albaya 'Ayrım yapmaksızın Savaş Harekat Merkezi (SHM) listesindeki çağrı planına bas. Birlik komutanlarının üsse gelmesini söyle' dedim. Bu sırada ikinci telefonla darbe kalkışması olduğunu ilettiler."

- "Bizden iki helikopter istenebilir"

Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan eski Yarbay Şahin ise kendisi ve Ertürk'ün talimatları doğrultusunda üssün organize edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı iddiasında bulundu.

Mahkemede yargılanan sanıkların, kendisinin verdiği talimatlardan dolayı yargılandığını belirten Şahin, "Darbe girişiminden 2 gün önce Fatih Özkan bana gelerek 'Yeni bir görev var. Bizden iki helikopter istenebilir' dedi. Ne görevi olduğunu sorduğumda bilmediğini anlattı. Çünkü çok sayıda duyum gelir ve işlem yaparız. Özkan, çarşamba günü tekrar gelerek Muhabere Komutanlığı ile görüştüğünü, görevin Yalova'da terör örgütü istihbaratı olduğunu söyledi." ifadelerini kullandı.

Şahin, daha sonra, Beyşehir'deki timin alınması için uçuşa emir verdiğini fakat Yalova görevi konusunda bir talimatının olmadığını savundu.

Mahkeme heyeti, tanık beyanlarının ardından, tutuklu sanıklardan Ahmet Vurgun, Abdurrahman Yaşar Okutan, Yusuf Işık, Enes Zincir, Avni Saygı, Çağlayan Çetin, Ertuğrul Önal, İrfan Alkan, Kenan Şahin, Murat İpek, Murat Saçın, Mustafa Çolpan, Salih Olğun, Talat Uyduran, Uğur Pehlivan ve Yusuf Şimşek Gürbüz'ün, yurt dışı yasağı konularak adli kontrolle tahliyelerine, diğer tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Duruşmaya 29 Mart'ta devam edilecek.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.