Mevlana'nın 745. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri

- Öğretileri ile tüm dünyada ilgi uyandıran düşünce adamı, mutasavvıf Hazreti Mevlana, vefatının 745'inci yılında törenlerle anılıyor - Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: - "Maalesef bu çağ bize bazı geleneklerimizi unutturmuş durumda. Komşu ile iletişime kapalı evlerimizi, sanal alemde kaybolarak unuttuğumuz dünyamızı tekrar güzel kılmayı yaratacak ilk adımlardan birisi de 'selam'dır. Bu noktada Şebiarus törenlerinin bu yılki temasının böylesine ihtiyaç duyduğumuz önemli bir konuya, 'selam'a ayrılmış olmasından memnuniyet duyuyorum"

Mevlana'nın 745. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri

- Öğretileri ile tüm dünyada ilgi uyandıran düşünce adamı, mutasavvıf Hazreti Mevlana, vefatının 745'inci yılında törenlerle anılıyor - Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: - "Maalesef bu çağ bize bazı geleneklerimizi unutturmuş durumda. Komşu ile iletişime kapalı evlerimizi, sanal alemde kaybolarak unuttuğumuz dünyamızı tekrar güzel kılmayı yaratacak ilk adımlardan birisi de 'selam'dır. Bu noktada Şebiarus törenlerinin bu yılki temasının böylesine ihtiyaç duyduğumuz önemli bir konuya, 'selam'a ayrılmış olmasından memnuniyet duyuyorum"

07 Aralık 2018 Cuma 22:54
Mevlana'nın 745. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri

KONYA (AA) - Öğretileri ile dünyanın her yerinde ilgi uyandıran düşünce adamı, mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi, vefatının 745'inci yılında törenlerle anılıyor.

"Selam Vakti" temasıyla düzenlenen Mevlana'nın 745. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri'nin ilk gününde "Selam Vakti" yürüyüşü"yle başlayan etkinlikler, Mevlana Kültür Merkezi’nde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un katıldığı programla devam etti.

Bakan Kurum, burada yaptığı konuşmada, Hazreti Mevlana'nın "Gel" çağrısıyla milyonlara ışık olduğunu söyledi.

Şebiarus'un bu yılki temasının "Selam Vakti" olduğunu anımsatan Kurum, "İnsan ve selam kelime olarak aynı kökenden gelir. Selam, barış ve esenlik demektir. Bu anlamda yüce dinimiz de barış ve esenlik dinidir. Selam vermek 'kardeşlik' demektir, 'Benden sana zarar gelmez.' demektir. Bizler, gittiğimiz her coğrafyada hiçbir din, dil, ırk, mezhep farkı gözetmeksizin herkese selamı, yani barış ve huzuru götüren bir medeniyetin temsilcileriyiz." dedi.

Kurum, içinde bulunulan çağın hız, haz ve tüketim çağı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Maalesef bu çağ bize bazı geleneklerimizi unutturmuş durumda. Komşu ile iletişime kapalı evlerimizi, sanal alemde kaybolarak unuttuğumuz dünyamızı tekrar güzel kılmayı yaratacak ilk adımlardan birisi de 'selam'dır. Bu noktada Şebiarus törenlerinin bu yılki temasının böylesine ihtiyaç duyduğumuz önemli bir konuya, 'selam'a ayrılmış olmasından memnuniyet duyuyorum."

Dünyada güven sorunu yaşandığını dile getiren Kurum, "Güvenin olmadığı yerde barış ve esenlik yani 'selam' yoktur. Allah'ın verdiği cana, mala ve tabiata karşı acımasızca davranan insanoğlu, dünyayı güvensiz bir yer haline getirmiştir. Küresel dünyada bugün en temel insani hakların başında gelen yaşama hakkı dahi yok sayılmaktadır. Ne yazık ki bugün yerküremiz zulüm ve güvensizlik ağının pençesindedir. Daha düne kadar 'emin belde' olarak anılan İslam coğrafyası bugün kan ve gözyaşıyla anılmaktadır. İslam ümmetinin çocukları barut kokuları içinde büyümekte, öksüz ve yetim kalmaktalar." ifadesini kullandı.

- " 'Gel' çağrısı aslında insanın aslına davettir"

Suriye'de çocuk, kadın, genç, yaşlı on binlerce kişinin hayatını kaybettiğine dikkati çeken Kurum, şu değerlendirmede bulundu:

"Etrafımızda yaşanan bu dram karşısında hepimiz, tüm İslam aleminin durup düşünmesi gerekir, 'Nerede hata yaptık, neler yanlış gidiyor ve insanlığın bu en büyük sorununu nasıl çözebiliriz?. Aslında milletimizin bu sorunları çözecek tarihi birikim ve tecrübesi vardır. Kadim medeniyetimiz bize en büyük rehber olacaktır. Ecdadımız 'selam'ı daima rehber edinmiştir. Gittikleri her yere barış ve esenlikler götürmüşler, düşmana bile karşılık verirken ilk olarak selamdan yani barıştan bahis açmışlardır."

Söğüt'de 400 çadırla başlayan Osmanlı hikayesi Adriyatik'ten Çin Seddi'ne, Kafkaslar'dan Afrika'ya kadar uzanırken ona yalnızca tek bir duygu ve söz olan "selam"ın refakat ettiğini dile getiren Bakan Kurum, şöyle dedi:

"Hazreti Mevlana yalnızca Müslümanlara değil Anadolu'da yaşayan herkese gönlünün ve dergahının kapılarını açar ve hepimizin bildiği şu seslenişi gerçekleştirir; 'Gel, gel. Ne olursan ol, yine gel.' Bu aslında insanı özüne, merkezine davet etmektir. Çünkü her insan yaradılış itibarıyla İslam fıtratı üzerinde dünyaya gelir. Onun 'Ne olursan ol, yine gel' çağrısı aslında insanın aslına davettir."

Mevlana'nın öğretilerinin günümüze dek ulaştığını söyleyen Kurum, Mevlana'nın merkeze insanı koyan öğretisinin dünyada en çok kabul gören öğretilerden biri olduğunu vurguladı.

Kurum, Mevlana'nın hayatı büyük bir aşkla yaşadığını ve eserlerini de bu aşkla yazdığını ileterek, şunları kaydetti:

"Kadim medeniyetimizin gönül elçilerinden olan ve bu toprakları Allah aşkıyla yoğuran Mevlana'lar, Ahmet Yesevi'ler, Hacı Bayram'lar, Hacı Bektaş'lar, Sadreddin Konevi'ler, Şems'ler vardır. Onlar sayesinde fethedilen bu topraklar kalemle ve kelamla vatan kılınmıştır. Aradığımız ve ihtiyacını derinden hissettiğimiz kardeşlik, birlikte yaşama ahlakı ve hukukun başlıca kriteri Mevlana'nın ulvi mesajlarında saklıdır. Onun gönlü o kadar geniş ve Allah aşkıyla doludur ki vefat ettiği günün 'düğün gecesi' olarak anılmasını istemiştir. Çünkü o asıl vuslatın asıl barış yerinin Allah'ın huzuru olduğunun farkında ve bilincindedir."

Kurum, Hazreti Mevlana'yı rahmet ve minnetle andığını ifade etti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta da hoşgörü ve insan hakları deyince akıllara Hazreti Mevlana'nın geldiğini söyledi.

Mevlana'nın öğretilerini doğru anlamanın önemine dikkati çeken Usta, "Bedeni toprağa karışsa da 745 senedir ruhu ölmeyen, sözü tüm dünyada yayılan aşkı yeni yeni bedenlerde vuku bulan Hazreti Mevlana'yı yaşatmayı sürdüreceğiz. Bizler düşüncelerimiz farklı olsa da diller, inançlar, mezhepler, etnik kökenler, kültürler farklı olsa da insan olarak, 'can' olarak birbirimize saygımızı, hürmetimizi ne olursa olsun korumayı başaran bir milletin mensuplarıyız." diye konuştu.

İslam coğrafyasında yaşanan zulme değinen Usta, Mevlana'nın torunları olarak ülkedeki bütün vatandaşlara büyük sorumluluk düştüğünü belirtti.

Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve Kültür ve Turizm İl Müdürü Abdüssettar Yarar da birer konuşma yaparak, törenlerin hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu'nca, "Türk tasavvuf müziği dinletisi", Tasavvuf Tarihi Araştırmacısı ve Yazar Ömer Tuğrul İnançer tarafından "Mesnevi Sohbeti", Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nca “Mevlevi Ayini Şerifi” icra edildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner20

banner3