Kara Havacılık Komutanlığı davası

- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Ankara'yı vuran helikopter pilotlarının da aralarında bulunduğu 151 kişinin yargılandığı davanın sanıkları esasa ilişkin savunmalarını yaptı

03 Ağustos 2018 Cuma 12:58
Kara Havacılık Komutanlığı davası

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 151 kişinin yargılandığı davaya, sanıkların esasa ilişkin savunmalarının alınmasıyla devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, sanıklar ve avukatları ile müşteki avukatları hazır bulundu.

Esasa ilişkin savunma yapan eski kursiyer teğmen Ahmet Semih Bacanak, darbe girişimi günü Bölük Komutanı yüzbaşı Emre Erkan'ın çıkış içtimasında okula gelmelerini, kurs değerlendirme toplantısı yapacaklarını söylediğini anlattı.

Bacanak, okul gazinosunda toplandıklarında yarbay Yasin Candemir'in gelip Genelkurmay Başkanlığına terör saldırı olduğunu, çatışmalar yaşandığını, Kara Havacılık Komutanlığı'na da saldırı olabileceği için güvenlik önlemi almaları gerektiğini bildirdiğini öne sürdü.

Candemir'in "Telefon kullananı görürsem vatana ihanetten işlem yapacağım" dediğini aktaran Bacanak, ilerleyen saatlerde gizleyerek telefonuna baktığını kalkışma olduğuna dair açıklamaları ve haberleri gördüğünü bunun üzerine kışlayı terk etmeyi kararlaştırdığını dile getirdi.

Bacanak, sonrasında kursiyer teğmenlerin yanına gelip birlikten çıkanlar olduğunu söylemesi üzerine sivil kıyafetlerini giyip silahlarını bıraktıktan sonra araçla kışlayı terk ettiğini anlattı.

Sıralı tüm sicil amirlerinden şikayetçi olduğunu belirten Bacanak, tahliye talebinde bulundu.

Sanık eski kursiyer teğmen Yasin Köroğlu da kurs bölük komutanı tarafından mesai gerekçesi ile evinden çağrıldığını saat 21.45'te tabur komutanının gazinoya gelerek teğmenleri görevlendirdiğini söyledi.

Sabah saatlerine kadar verilen emir çerçevesinde hareket ettiğini ileri süren Köroğlu, taburda herhangi bir olumsuzluk görmediğini, bunu da tabur komutanına ilettiğini, daha sonra da gazinoda beklediğini iddia etti.

İlerleyen saatlerde cep telefonundan internete girdiğinde Boğaz Köprüsü'nün kapatıldığını ve Genelkurmay Başkanlığına saldırı olduğunu öğrendiğini belirten Köroğlu, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Helikopterler bizlere anlatılanlara aykırı bir şekilde iniş ve kalkış yapıyorlardı. Sürekli çatışma sesleri duyuyordum. Saat 05.30 civarında devrem Kerimcan otururken, kursiyer teğmenler Cihangir ve Fatma arkadaşlarımızı gördük. Bize polislerin birlik içerisine girdiğini, komutanlarımızla çatıştıklarını söylediler. Biz de saat 06.00 gibi nizamiyeden ayrıldık."

Örgütsel bir davranış göstermediğini ve örgütle herhangi bir bağı olmadığını ileri süren Köroğlu, beraatini talep etti.

Tutuksuz sanıklar Ömer Faruk Albunar ve Yunus Aydoğan da savcının beraat yönünde vermiş olduğu görüşe katıldığını belirtti.

Duruşmaya 6 Ağustos Pazartesi devam edilecek.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.